...Bartın' ın, Karadeniz'de 59km. lik bir kıyı şeridi bulunmaktadır.Yükseklikleri 2000m. yi geçmeyen ormanlarla örtülü dağları, yeşilin her tonunu görebileceğimiz, cennet yeşili kıyıları ve yaylaları vardır.Bartın'ın bol yağışlı iklimi nedeniyle, çevresindeki bütün dağlar ve yamaçlar hemen hemen sık ve yemyeşil ormanlarla kaplıdır. Yılın dört mevsiminde oldukca bol yağış alan bölgenin, bu özelliğinden dolayı Bartın Irmağının taşdığı su miktarı çok, rejimi de düzenlidir.Türkiye'nin en az alüvyon taşıyan ırmaklarından olan Bartın Irmağı; akış hızının çok az oluşu(saatde 720m.) ve çok derin olması nedeniyle kolay ulaşım sağlanabilmektedir.
Bartın çevresinde ılıman deniz iklimi hüküm sürer.Yazları, yağmurlu ve serin, kışları, kar yağışlı ve biraz soğuk geçer.Yıllık sıcaklı farkı çok fazla değildir.En sıcak ay Temmuz, en soğuk ay Ocak ayıdır.Her mevsim için düşen yağış miktarı ortalaması birbirine çok yakınndır.Bartın çevresinin yağış rejimi düzenli bir grafik çizmektedir. Deniz ve akarsularından çok çeşitli balık tutulur, dağlarında, her mevsim, her türdü hayvan avlanabilmektedir.Bartın, Kızılkum' dan başlamak üzere Kurucaşile' deki Kapısuyu ırmağı sınırına kadar olan koylarıyla, plajlarıyla, mesire yerleriyle, denizi, güneşi, yeşili seven herkes için, bir turizm cenneti ve vazgeçilmez bir tatil beldesidir.
Araştırmamıza konu olan BARTIN EVLERİ başlığı sizleri yanıltmasın, özelliklede çok yakınındaki geleneksel yerleşme niteliğine sahip Safranbolu ve Yörük örnekleri ile bir benzerliği yok.Geleneksel yerleşme dokusu kaybolmuş yanlızca çarşı bölgesinde çoğu kagir binalardan oluşan ve cephe olarak korunabilmiş 2-3 katlı yapılar vardır.Geleneksel ahşap konutlara tekil olarak rastlayabliyoruz.Kalan örneklerde de iç mekanlar yani kullanımlara yönelik ihtiyaçlardan dolayı zaman içinde değişime uğramıs, çoğu orijinalliğini yitirmiş durumdadır.
Evlerin yapısal problemleri de yapı sahiplerinin benzirmiş durumda bütünüyle bir iyileştirmeye gidilmediği sürece evlerin çoğunun yer çekimine yenik düşeceği kaygısını taşıyor insan. Gerçek anlamda bir iyileştirmenin getireceği bir maliyetin yeni yapı yapma maliyetinden daha yüksek olacağı görüşü bu yörede koruma kavramına karşı bir muhalefeti başlatmış durumda. Koruma altındaki evlerin çoğu üç katlı, Safranbolu ve Yörük evleriyle pek benzerliği yok.Yanlızca bir kaçında kara kapak ve muşabaklara rastlanır.Doğu Karadenize özgün seranderlere ise yanlızca 1-2 evde rastlayabiliyoruz.Evlerin çoğu 3 katlı.Sokağı çoğunlıkla evlerin zemin kat duvarları veya bahçe duvarları sınırlıyor.Bartın'daki geleneksel konutlarda 2. katlar bir geçiş katı, bir ara kat niteliğinde değil normal kat niteliğinde kullanılmış.
Bartın'daki gelenksel konutlar Marmara bölgesindeki 18. yy. sonu 19. yy. başı ahşap konutları ile büyük benzerlik gösterirler. |
|